plika saat ve varlık bilgileri34
replika saat ve varlık bilgileri34 sizlere en güzel bilgileri yazan replika saat diyorki Bu şekilde, kaçış bizzat kendi^j eK'Mİdil.'in , s anı hem s erili olanın eksiklik ya da gizilgüçlülük olarak geçici rnlmaMilu, lumı de kendini “yansı-yansıtan” formunda, yani eksiklikbilit, r.ık eksiklik kikin bir kendi-için tarafından verili olanın yeniden ve almmasıdıı \’e eksikliğin kendisine doğru kaçtığı şey de, kendi eksik-vatlıg| de kendim eksik oldnğn şey tarafından koşullandıran olarak, onun artık İlk olmayan snsnzink olma imkânı, yani doygunluk-susuzlukiur. Mûrakûı dos gıınlnğun belirlisidir; değer de, kendi-içini bir uçtan bir uca kuşan dolan hayalet v.ırlık olarak aynı zamanda hem verili -tıpkı “vehli idiyken ğıı gibi - lıeın de yeniden ele alınan —tıpkı “yansı-yansıtan” oyumunun talik oku ak oluşttıruşu gibi— bir susuzluğun belirtisidir. Görüldüğü ûıe di kendisini susuzluk olarak belirleyen bir tamlık söz konusudur bksi; miş-şinuliki zaman münasebeti, “susuzluk” yapısını bu tamlık laslağıı olarak verir s e kendisi olduğum mümkün olan da, doygunluk olarakbı: gunlugu lanılıklan kaynaklanan dolgunluğu sağlamak zorundadır. Bo' lığa mevcut oluşum varlığı buradaki halinde belirlerken, benim aynua buradaki yanında nilrUkli eksiklik olmam olarak buradakinin olumsuzl Ve benim için nüunkün olan, varlık-ötesindeki-varlığm mümküntı olan olarak benim için mümkün olanın niteliği de, bir varlık-ölesiıtr açığa çıkarır; l:m, birlıkle-mevcudiyetiyle gelecek olan bir doygunluı Diçımde bağlı bırUkie-mevcudiyeı olan bir varlıktır. Namevcudiyet, ^ ecek varlık olarak ycı^üzüde böyle açığa çıkar ve bu varlık bentj lümkün-varhğın bağlılaşığı olarak açığa çıkar. Su bardağı, içümiy en gibi, görünür, yanı konuşlandıncı-olmayan yönden kavranmışı
Tiıınclci'nıan [tcmps üniversel] kendi-için aracılığıyla dünyaya gelir. Kendin-j^>nin zainansallığı yoktur, çünkü o lam da kendinde olandır ve zamansallık de-vjııılı bil'biçimde kendi'ye kendi için mesafeli olan bir varlığın birlikçi varlık ki-pdır- bu'i'-'n tersine, kendı-için zamansallıktır, ama kendiliğinden bir biçimde .jujunûmsel-üzerine düşünülmüş” münasebeti içinde onaya çıkmadıkça za-ıtunsalbü'’ bilinci değildir. Zamansallığı, üzerine düşünülmemiş kipte varlığın ıi;cnııJc, yani dışarıda keşfeder. Tümel zamansallık nesneldir.
BuradoİJi, daha önce bir gelecek idiyken, daha sonrasında bir geçmiş haline daha dönüşecek olan bir şimdi gibi görünmez. Bu mürekkep hokkası, onu algıladığım anda, esasen kendi varoluşu içinde üç zamansal bo>oıtuna sahiptir. Mürekkep hokkasını bir süreklilik olarak kavradığımda, yani onu bir öz olarak kavradığımda o çoktan gelecektedir; her ne kadar güncel mevcudiyetim içinde ona mevcut olmasam da, kendi-kendine-gelecek-olan olarak ona mevcutumdur. Ve amı anda da bu mürekkep hokkasını esasen orada, dünyada olmuş olandan baş-b türlü kavrayamam, çünkü ben kendim de esasen mevcudiyet olarak dünyada idim Bu anlamda, eğer “tanıma sentezi” [synthese de recognitıonl dediğimiz şe-)Tn, art arda gelen “şimdi”lerin düzenlenişiyle, algılanan şeyin bir süresi olmasını sağlayan, ilerleyen bir özdeşleştirme işlemi olduğunu söylüyorsak, böyle bir sentez söz konusu değildir. Ama kendi-için, ucunu göremediği muazzam ve tekdüze uzanan bir duvarmışçasına açığa çıkan kendinde boyunca kendi zamansal-lıgındaki parçalanmayı elinde tular. Ben, ne ise o olan varlığın yanı başında, henüz değil ve çoktan kipinde, daha olacak olduğum bu kökensel olumsuzlama-
^111 .Mtıı.ıns,ıllık-dışı [a-temporalitd] oluşu bizatihi açığa çıkışı içinde terr.. ;,ııu.ıns.ıll.ış;tn bir zamansallık içinde ve bu zamansallık araalığıy’;^ ul.tı.tk hıiıhltihi dc kökensel olarak zamansal gibi görünür; ama ne ise r liik kemli zanıansallığı olmayı reddeder, yalnızca zamanı yansıtır; a>., («ksiaiık münasebeti -zamansallığın kaynağı olan münasebet-salt nesue; şıllık ilişkisi olarak geri gönderir. Şü halde, zamandışı özdeşlik [ıdenu-i,_ poıvllcl ile ekstatik zamansallaştırma birliği arasındaki uzlaşma olarak? keıultmle anların, birbirlerinden ayrı ve basil bir dışsallık mûnasebeüvkk \a gelmiş küçük hiçliklerin, zamansal-olmayan bir değişmezliği muiar:-bir varlığın yüzeyinde düpedüz kayıp gitmesiymiş gibi görünecektir 1.1 v.ırlıgm zamandışılıgının bizden kaçtığı doğru değildir; tersine. :ımının içinde verilidir, tümel zamanın varlık tarzım temellendim. | ,Su halde kendi-için, olduğunu “idi” kipinde olmuş olduğu ölçüde.kzz;, lir olan araç ya da şey de ona çoktan [dejâ] orada>Tnış gibi görünür. Keai^ buiiiddkmc mevcut olabilmesi, ancak mevcut idıliği olarak mümkündür.kı ma kendisinde ve hiçbir “işlem” olmaksızın, bir tanımadır. Oysa geçmiş?,n dikızamanın ekstatik birliği boyunca onaya çıkan şey özdeş bir vatlıküı.î İlk geçmişte ve şimdiki zamanda aynı olan gibi kavranmaz, kendisi olan s r.ınır. Zamansallık bir gömıe organından [organe de Vision] başka bir
Bımtinla birlikle, bu varlığın kendisi olduğunu burtidaki çoktan idi. Böylece mışc sahip olan gibi görünür. Ne var ki bu geçmiş olmayı reddeder, ona Sûhplıt. $u halde zamansallık nesnel olarak kavranan
j-t’çmış Jc i>ınulıl<ı r.mumın olacak olduğu şey gibi olamaz, bir “Selbsisiândigkeıı” hnydetı içinde kemimi yalıtır. Ve geçmişin her anı bir “şimdiki zaman olmuş olan” olduğundan, İni yalıtılmışlık geçmişin içinde bile devam eder. Öyle kı, değişmez Imnıdıiici, hayalei kendindelerin sonsuz bir kırpışma ve parçalanması içinde açığa çıkar. Bu bardak ya da bu masa benim için böyle açığa çıkarlar: bunlar sürmezler,, vjrdırlıiı; ve zaman onların üzerinden akar. Hiç şüphesiz bu nesnelerdeki değişimleri gt) mı o liyli m söylenccekiir. Ama bu, bilimsel bir bakış açısını gereksiz bir şekilde buraya buyur cımck olur. Hiçbir şeyin doğrulamadığı bu bakış açısı, bizatihi algımız aracılığıyla yalanlanır; pipo, kurşun kalem, kendilerini bütünüyle kendi “profillch"nin lıcr biri içinde ifşa eden ve sürekliliği profillerin çokluğüna bütünüyle ilgisiz kalan bütün bu varlıklar, zamansallık içinde açığa çıkmakla beraber, apıı zamanda da her türlü zamansallığa aşkındırlar, “Şey”, “form” olarak, yani zamanda görebileceğimiz yüzeysel ve asalakça değişikliklerin hiçbirinden etkilenmeyen bir bütün olarak, bir çırpıda vardır. Her buradaki kendi eşiğini, yani olduğunu bir daha olmamak üzere bırakacağı değişim düzeyini belirleyen bir varlık yasasıyla birlikte açığa çıkar. Ve “sürekliliği” ifade eden bü varlık yasası, onun özünün hemen açığa çıkan bir yapısıdır, buradakini kavrar, bir sınır-gizilgüçlülüğü belirler — dünyadan yatip gitmenin sınır-gizilgüçlülüğünü. Bu konuya döneceğiz. Böylece kendi-için zamansalhğı varlığın üzerinde kavrar, değişime uğratmanm hiçbir imkânı olmadan varlığın yüzeyinde oynaşan salt yansıma olarak kavrar. Zamandaki bı mutlak ve hayaletimsi hiçlikliği [neantitel, bilim adamı homojenlik adı altınd kavram olarak sabitleştirecektir. Ama zamansallaştıran kendi-içinin ekstatik biri ğinin kendinde üzerinde ve aşkın kavranışı, bü birliği bu birlik olarak kuran he hangi bir varlık bulunmadan, boş bir zamansal birlik formunun yakalanışı gi gerçekleşir. Şimdiki zaman-geçmiş düzleminde, her önce ve her sonranın farks^ tıkdışsalhğıyla ötekilerden yalıtılmış bir “kendinde” olan ve yine de bu anlann t lir varlığın birliği içinde birleştikleri dış zamansallık olan mutlak dağılmanın o lafbırliğı işte böyle ortaya çıkar, bu ortak varlık ya da Zaman, zorunluluk ve t ellik olarak tasarlanan bizatihi dağılmadan başka bir şey değildir. Bu çelişkili a ancak kendi-için ve kendindenin çifte temeli üzerinde gönınebilir. Bu nokta ibaren, bilimsel düşünüm, dışsallık ilişkisini hipostazlaştırmayı hedefleye indindeyi de zaman içinde hedeflenen bir aşkmiık olarak değil, andan ana g riçenk gibi; daha da iyisi, birbirlerinin dışında ve birbirlerine kesinlikle b n bir içerikler çokluğu gibi tasarlayacaktır — yani boşlukta düşünecektir.
dıgı için, oınul.uı Icılkına labolilionl ve görünmeler lappaıiıionsl c|,y^^ görünme ve orüulan kalkmalar onıolojik değil de dnııedıiz meialızıj^j^.*^^ latınanm konusu olm;ılulır, çünkü bunların zorunlulukları ne yapılarından, ne de kendindenin varlık yapılarından İmrekeilc aıılaşı|^|^.| lann varoluşu olumsal ve, nıelafizik bir olgunun varoluşudur, ninde varlıkıaıı gelenin ne olduğunu tam olarak bilmeyiz, çünkü bu i esasen zamansallaşmış bir buradaki olgusudur. Bununla birlikle deney^^’j öğretliği, buKulakinm değişik biçimlerde belirip yok olduğudur, kendindeyi açığa çıkardığını ve kendinde dışında kiçbir şeyi açığa bildiğimizden kendindeyi bu belirişlerin ve yok olmaların lanĞantisseiuçj^'-meli olarak düşünebiliriz. Ayrıca şunu da açıkça görüyoruz ki, kendin^ . İlk yasası olarak özdeşlik ilkesi gereğince, ortadan kalkma ve görûntuç mûş ya da ortadan kalkmış kendindenin tümüyle dışında olmalıdır; a!(si|,, de, kendinde hem olurdu hem de olmazdı. Ortadan kalkma, bir sonolanij İlk düşmüşlüğü olamaz. Yalnızca kendi-için bu düşmüşlüklerle tanışabil kü o kendi kendinde, kendi kendisinin sonudur. Olumlayanın olumlanj., fmdan doldurulduğu hemen-hemen-olumlama olarak varlık, ıç sonlıi:,^, maksızın, “kendi-olumlama”sına özgü gerilim içinde varolur. Buvarlıgm ^ kadar”ı [jusque-lâl bütünüyle kendi dışındadır. Böylece ortadan kalluTi^ı,; bir dünya içinde ve bir kendinde için ortaya çıkabilen bir sonramnzonıri nu değil, bir hemen-hemen-sonra’mn zorunluluğunu ifade eder. BukaJ men-sonra şöyle ifade edilebilir: kendinde-varlık kendisi ile hiçlikaKtî dolayım gerçekleştiremez. Benzer şekilde, görünmeler de ğörûneı\vaîlı|îi 'enleri değildirler. Serüvenin varsayacağı o kendine önceliği, yalnızca le sonu gibi içsel serüvenler olan kendi-içinde bulabiliriz. Varlık ne is arlık, “olmaya koyulnıak”sızın, çocukluğu da gençliği de olmaksızın\aıi inen, varlığın kendine özgü yeniliği değildir, varlık, olmamakkipindela k olduğu önce ile hiçbir münasebeti bulunmaksızın bir çırpıda vaılıiîi' ıce içinde salı namevcudiyet gibi daha olacaktır. Burada da yine bir m-ardışıkhğı, yani görünenin kendi hiçliğine nispetle eksiksiz bir..replika saat yazdı..
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder