replika saat ve varlık bilgileri63 en güzel bilgileri yazan replika saat diyorki varlığın bağlılaşığı olarak düşünülebilir. Ve aynı zamanda larVsi2j,^j ' mutluluğu içinde dinlenirken yine de daha olacak olduğu şeyiran, yerine getirilecek görevlere kendisinin ötesinde işaret ^den , kullanılabilir araç [ustensile] ya da alettir linstrumeni]. Şu hald^-:^.', aralarındaki kökensel münasebet, buradakilerin nicel ilişkisi terr;<-ij/ " münasebet, kullanılabilirlik münasebetidir. Ve bu kullanılabilirlik dah-ret edilmiş ölan yapılardan sonra ortaya çıkmış değildir ya da onlara - . dir: bir yönden onları varsayar, bir başka yönden onlar tarafından daha sonra alet olmak üzere önce şey olan değildir, sonradan şev p -çıkmak üzere önceden alet değildir: o, araç-şeydir [chose-ustcnsüe' B -. likte bilim adamının daha sonraki çabasında tümüyle şey olarak, va''. kullanılabilirlikten arındırılmış olarak keşfedileceği doğrudur Ama bu- n ni, bilim adamının sak dışsallık ilişkileri kurmaktan başkaca bir kayg;,« sidir; zaten, bu bilimsel çaba sonucunda her türlü aletsellığinden İmsirc lite] arındırılmış olan şeyin kendisi de mutlak dışsallık halinde lûkeniKİı buharlaşır. Heidegger’in formülünün ne ölçüde düzeltilmeye muhtaço!dı rülüyor; dünya elbette kendilik devresi içinde ortaya çıkar, ama denek dırıcı-olmayan olduğundan, benim olduğum şeyin duyurulması konuşlandıncı olamaz. Dünyada olmak kendine doğm dünyadanka değildir, ama dünyanın gelecek dünya olan bir ötesine doğru dünyadak maktır. Dünyanın bana duyurduğu şey yalnızca ‘dünyasaV’dır. Kaldıhi labilir olanların, araçların sonsuza gönderilmesi, kendisi olduğum
bu dünyasal imgeyi Ivm asla (/ı/emern; ona eylemin içinde ve eylem aıacı-sağlarım, kendi l''(■ndım<• göre bir nesne olabilmem için, dnşünum-'‘^^'l^^lbııerek-çogalma gerekil jtı halde msan-gerçekliği dünya üzerinde inoian-|lik aracılığıyla kaybolma?; insan gerçekliği için dunya-içinde-olmak demek, bir dünyayı var kılan bızaiılıi açığa çıkış aracılığıyla dünya içinde radikal bir şe-);ilde kaybolmak demekıir, bir "neye yarar” imkânı bile bulunmaksızın, duşü-^ıjnısel çevrimin yardımından başkaca yardım olmaksızın, araçtan araca ara ver-ırıeksizin gönderilmek demekıir, Burada bize “ne için’ler zincirinin “kimin ,ı-,[i1erde (Worumwillen) askıya alınmış olduğu itirazını yöneltmek hiçbir şeye r’aramayacaktır. Elbette ''Worumwıllen” bizi varlığın henüz aydınlatmamış oldu-jumuzbır yapısına, başkası içine gönderir. Ve “kimin için” de durmadan aletlerin arkasından görünür. Ama oluşumu “ne için’inkınden farklı olan bu kimin ;(in, zinciri kopartmaz. O sadece, zincirin halkalarından bir tanesidir ve aletsel-lı^n perspektifinden ele alındığında, kendindeden kurtulmaya imkân vermez. Bu ış tulumu elbette işçi içindir. Ama işçinin çatıyı kirlenmeden onarabilmesi içindir. Peki niçin üstünü kirleimemek zorundadır? Ücretinin en büyük kısmını giysi satın almaya harcamamak için. Nitekim bu ücret ona, hayatını idame ettirmesine imkân verecek asgari para niceliği olarak verilir; ve işçi tam da işgücünü çatılan onarmakta kullanabilmek için “hayatını idame ettirir”. Peki neden çatıla-n onarmak zorundadır? Memurların muhasebe işinde çalıştıkları büroya yağmur sulanmn akmaması için, vb. Bu, başkasını her zaman tikel bir tür alet olarak kavramak zorunda olduğumuz anlamına gelmez, sadece, başkasını dünyadan hareketle düşündüğümüzde bile araçsallığm bileşimlerinin sonsuza göndermesinden kurtulamadığımız anlamına gelir.
Böylece kendi-içinin red olarak kendi kendisinin eksikliği olması ölçüsünde ve kendiye yönelik atılınımm bağlılaşığı olarak, varlık da kendi-içine dünya fonu ûzenndekı araç-şey olarak açılır ve dünya, kullanılabilirliği gösteren bileşimlerin farksızlaştırılmış fonu olarak belirir. Bu göndermelerin hepsi de anlamdan yoksundur, ama işte bu bağlamdadır ki anlam sorununu bu düzlemde ortaya koyma-nm imkânı bile yoktur. Yaşamak için çalışılır ve çalışmak için yaşanır. “Iş-hayat” anlamına ilişkin soru; “Yaşamakta olan ben, neden çalışıyorum?
ğım, kaçmakla olduğu belli bir “idi”nin perspekiıllennden daha obrai^ varlıktır. Bu bağlamda, bir zamansal boyutun anlamını her zaman oirk^ ka bir boyutun içinde aramak gerekir; diy'aspom diye adlandırmış oldugy,j de budur; çünkü varlığın diyasporasal birliği, sah \’mlı hır aıdıyeı dcgı^, dini orada, dışarıda, kendinin birliği içinde koşullandırmak sureliyledir y\ gerçekleştirme zorunluluğudur. Dolayısıyla, olduğum ve buraJüİ!iyiaçı|, ran olumsuzlama şu halde “idi”nin kipinde daha c^lacak olandır Basılın, olarak, bu olmayan salt olumsuzlamanın varlığı, geçmiş ya da olgusaliıl onun arkasındadır. Bu haliyle, onun asla köksüz olumsuzlama olmadı^ etmek gerekir. Tersine, nitelikli olumsuzlamadır -eğer bu nuclcmcyk.onu di nitelliğini “idi” formunda daha olmayacak olan varlık olarak ardı sır; diğini anlayacak olursak-. Olumsuzlama, iç belirlenme kipinde ve kendi dûkinin konuşlandıncı olumsuzlanması kıldığı ölçüde, geçmişin konuyb olmayan olumsuzlanması olarak belirir. Ve bu belırış de çifte bır'ıyın-v liginde oluşur, çünkü olumsuzlama, yansı-yansttan kipinde kendisi olan ten kurtulmak için, buradakinin olumsuzlanması olarak varoluşta ceıeji ve buradakiden sıyrılmak için kendi varlığı içinde geleceğe do^rukaçarak ten kurtulur, işte bu da kendi-içinin dünyaya ilişkin inıhış açısı dıyeai cağımız şeydir. Olgusalhğa uyarlanabilir olan bu bakış açısı, kendinde ili ■>el münasebet olarak olumsuzlamanın ekstatik niteliğidir. Ama, öte d tendı-içinin, dünyaya ekstatik aidiyet olarak, kendisi olduğu her şeyi e olduğunu da daha önce gördük. Mevcudiyetim ile gelecekle
IvUlUllüi Mümkün olan, kaçışın nzgm snmıdnt Kendi-için, kendisi ol-ıiiul'^l'doğru kaçamaz, yalnızı a kemliM olduğu bir aşkın olana l,ı(;ıiık.K-'bıl'f hu sürekli kaçıştaki her imin dmaklama nrık/ımnı ortadan kal-jıi,ıiı jcY vle hudıır; eğer amiyane, ama duşuiK emin daha lyı kavranmasına ım-l;,\ııvfnvek hu imgeye başvurmama izin veıilırv', onu sıra sallanan havucun pe-tııuk'iı koş.ırak arabayı çeken eşeği hatırlayabilin/ I şcğm havucu yakalamak ^mluivadıgı bütün gayretler, sonuçta arabalım ilerlemesine yol açar ve hasııç (jjiİKji aynı mesafede kalmak üzere arabayla birlikte ilerler Boylece, bizatihi ko-vn^uıınuınızla görünür kılınan, bizim koşuşiurmamızdan başkaca bir şey olma-v.ınve Mii hu yüzden erimdışı olarak tanımlanan bir mumkun olanın peşinden kuşan: Kendi kendimize doğru koşarız ve hız bu olgudan ölürü kendi kendisiyle hulıışatııayan varlığız. Koşu, bir yönden anlamlılıktan yoksundur, çünkü sonu asla verili değildir, ona doğru koşiuğumuz olçııdc icat edilmekle, projelendirilmektedir, Ve bir başka yönden, dışladığı bu anlamlılığı ona vermekten gen duramayız, çünkü mümkün, her şeye rağmen kendı-ıçınm anlamıdır: ama daha dof,iu.su, kaçışın anlamı hem vardır hem de yokıur Şimdi, kendisi olduğum geçmişlen kendisi olduğum geleceğe doğru bu kaçışın umde, gelecek geçmişe olanca anlamını kaz.mdııukeıı aynı zamanda da kendim geçmişe nispetle önceden haber veımektedu. tıclecek, venh kendinde olarak kendi kcıulısiiıin lemeli olacak olan hır kcııdıiKİcyc doğru oıesme geçilmiş geçmişin, yanı daha olacak olmak zommia olduğum olarak olacak olan bir ken-dmdeye doğru ötesine geçilmiş olan geçmişin Bcmm için mümkün olan, geçmişimi yemden ele alırken bu geçmişi icmellcndırcrck kurtarabilen olarak geçmişimin yemden ve özgürce ele almışıdıi'. Ne idiysem o okluğum temelsiz varlıktan, ancak olcıcüğım kipinde kendisi olabildiğim kurucu edime doğru kaçarım.replika saat yazdı..

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder